Su konuşurken yeşil beyaz sesiyle Sen susuyordunÜstelik en güzel kelimelerinHiç söylemeyeceklerindiEsir bir çınarın dibine oturmuştukDilimde hiç alışık olmadığım bir konuşkanlıkAnlatmıştı sana tatlı aptallığımıKırmızıydı şarapBir akşam...
''Kimdir benim gibi tek ve tenha kalan; denizin dibine daldığı halde dudakları kupkuru bulunan!'' Ferîdüddîn-i Attâr
bilinmezken vazgeçmezliğimin kıymeti hiç yanıyorum gözlerin yazıyor tüm dizelerimi ben kapatıp tüm kapılarımı üzerime aşkının içinde ela bir karantinayı gönüllü yaşıyorum kimbilir belki sadece aşk acısı bu belki de vuruldum...
köy... çocukluğumun binbir gece masalları tadındaki yeri... bir büyü orası...hala da öyle... her çukurda dağılacakmış gibi zangırdayan mavi bir minübüsle önce uzun yokuş...
Zamanın birinde Gülügülistan hanım adında bir sümüklü böcek yaşarmış, yalnızlıktan sıkıldığı için evlenmeye karar vermiş.Bir sarımsak kabuğunu başına koyup ‘ben gelin oldum beni...
Tardiyye Hoş geldin eyâ berîd-i cânân Bahşet bize bir nüvîd-i cânân Cân olâ fedâ-yı iyd-i cânân Bî sûd olâ mı ümîd-i cânân Yârin bize bir...
sevilmezliğim her güzel şeyi acıya ustaca dönüştüren gömülüyorum kendime hiç acımadan kendi derin dipsizliğime kim tutabilir ki ufuk çizgisinde hüzünlü bir güneşi batmaktan korkmadan sevilmezliğim şimdi bir mevsim değişikliği sonrası...
ey hüzün yüreğimin tahtındaki ebedi sultan küçümseme bu aşktan vazgeçmezliğimi kolayca kandırıp tadını tükettiğin dudaklardaki yalancı bir gülüş değilim ben ayışığı çivilerken ruhumu doyulmaz geceye yüreğimden isyanla karışık bir itaat...
mirac hikayesi pek çok yönüyle tartışıldı eski devirlerde.. nereye gidildi.. nasıl.. neden.. hikayenin cebraille peygamber arasındaki bağlantı yönü de dikkat çekti kimi...
bir gökkuşağı kelepçe oldu yüreğimeyağmur yüklü bulutlarla öpüşüpkıskıvrak bağladı hüzünlerimi sessizceben kızıl kan gibi oturmuştumyalnızlığımın som acıdan tahtınaçalışkan mutsuzluğumsahici öpüşlerle baştan çıkarıyorduyaşanmamışa olan...
Yalnızca katiller gitmez suç mahalline ‘Kurbanlar’ da gider. Dün gittim. Otuz yıl sonra Tacize uğradığım mahalleye O ev yıkılmış Yerine bir apartman yapılmış… Giderken İçimi kaplayan Kopkoyu bir duman...
gözlerinle başladı herşey dilsiz bir gevezelikti yalnızlığım sana dair düşlerimde zaman durmadan dönen beleş bir atlıkarıncaydı durup dururken henüz yaşamadığım kederlere ağlardı çocuk tarafım sana söylemezdim upuzun gecelerde görmek için yıldızları...
zamansız... soluduk dünyanın büyük yalnızlığını hikayelerin insanları insanların hikayeleri sırra kadem bastı... meskensiz kederlere battık çividi erguvana çalan zerdüştî halkalar çizdik etrafımıza çatıldı gece...
insanlar sorunları olunca, halledemeyeceklerine inanıyorlarsa bir kaç şeye sığınırlarmış.. iş, ilişkiler, hayaller.. fena halde işseverim.. insanlarla iletişimi yalnızca istemezsem kurmam. hayal dünyamsa evveliyatından zengin.. şimcik.. netmeli..
yaşadığım için mi yazmıyorum. yazmadığım için mi yaşıyorum... yaşıyor muyum. susarken..