ayın karanlık yüzü

6/6/2007 - cebrailin kanatları..

   mirac hikayesi pek çok yönüyle tartışıldı eski devirlerde.. nereye gidildi.. nasıl.. neden.. hikayenin cebraille peygamber arasındaki bağlantı yönü de dikkat çekti kimi zaman.. ancak daha çok cebrailin özellikleri açısından.. yani yine nasıllarla ilgilenildi.. hangi özellikleri taşıyordu cebrail.. nasıl rehberlik etti.. benimse hikayeyi ilk duyduğum andan itirabaren dikkatimi çeken kısmı, kendi sınırını belirtmesi peygambere.. beraber yaptıkları bu yolculukta rehberlik ediyor cebrail.. ancak bir yere kadar.. burdan sonra bir adım bile atarsam kanatlarım yanar diyerek geri çekiliyor.. sınırı orası meleğin.. bundan sonra yalnızca insan gidebilir.. yoldaşsız.. yalnız... kendiyle.. nereye ve neden gittiğini bilmeden belki de.. tek bildiği gitmesi gerektiği.. buraya kadar geldiği..

    ne düşündü o noktada peygamber acaba.. ya da düşündü mü.. yoksa yalnızca yolda olduğunu bildiğinden ve güvendiğinden yolun sonuna varacağına, devam mı etti kendiliğinden.. bir meleğin kanatlarını yakabilecek yerlerde ne gördü, ne yaşadı.. yürüyüşle başladığı yolculuğunda kendi sınırlarını nasıl bildi.. geri döndüğünde içinde ne vardı..

   bazen dostum yanarken kendi içinde, yanında bile duramamaktayım.. çünkü bilmekteyim ki biraz daha gidersem onunla, yanacak kanatlarım.. susmaktayım..

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-03-18 05:49:19 - melek

Yazan: isimsiz
ben 2 meleyi gördüm ve bana çukulata verdiler<***ve.çok huzurlu uyandım ama burüyam neye delalet bilmiyorum rüya.
Bağlantı

2009-03-18 05:49:18 - melek

Yazan: isimsiz
ben 2 meleyi gördüm ve bana çukulata verdiler<***ve.çok huzurlu uyandım ama burüyam neye delalet bilmiyorum rüya.
Bağlantı

2009-03-18 05:49:17 - melek

Yazan: isimsiz
ben 2 meleyi gördüm ve bana çukulata verdiler<***ve.çok huzurlu uyandım ama burüyam neye delalet bilmiyorum rüya.
Bağlantı

2009-03-18 05:49:15 - melek

Yazan: isimsiz
ben 2 meleyi gördüm ve bana çukulata verdiler<***ve.çok huzurlu uyandım ama burüyam neye delalet bilmiyorum rüya.
Bağlantı

2007-11-02 18:29:43 - _ _ _

Yazan: karaotag
cebrailin kanatları..böyle bir kitap var,yazdıkların onunla mı ilgilidir bilemem,okurken o kitabın arkasında yazsa keşke bunlar dedim,öylesine..
Bağlantı

2007-09-29 12:24:47 - MİRAÇ

Yazan: bunyaminakkaya
benim gibi çoğu insan için sadece 50 den 5 e indirilen
namaz vakitleri pazarlığına konu olan bu hikayeden;
galiba çıkartılabilecek olan en güzel ayrıntıyı yakalamışsın.
tıpku hayatta: bir etap öncesi birlikte yürüdüğün insanla
bir yol ayrımından sonra yanyana yürümenin imkansız
hale gelmesi gibi..
Bağlantı

2007-06-10 00:42:34 - aşk, yine aşk...

Yazan: suret_i mevhum...
''O seven ben, o sevilen de benim
Bir bedene girmiş iki ruhuz biz
O diye gördüğün benim bedenim
Bana bak, onu gör; hep aynı şeyiz!"

(Mansûr oğlu Hüseyin el-Hallâc)

susalım...

(inci)


Düzenleyen picassobelkiyinegelirim gün: 10/6/2007 saat: 00:46
Bağlantı

2007-06-09 23:48:26 - ...

Yazan: annakarenina
yine çok ince bir yerden yakaladın beni... susmaktayım....
Bağlantı

2007-06-09 01:49:41 - ''Divanu'l_Hallâc''

Yazan: aylakinsan
"Buyur,buyur ey sırrım, ey ruhum
Buyur,buyur, ey gâyem ve şuurum
Çağıran ben miyim yoksa sen mi?
Benden mi çıkan feryat,senden mi?

Ey özüme öz, ey gayemde son nokta
Ey sözüm ve işaretim her nutukta
Ey herşeyimin hepsi, ey kulağım, ey gözüm
Ey bütünüm ve parçam, ey her cü'züm..

Ey herşeyimin hepsi, küllün küllü, muamma,
Bütünlüğüne örtü bendeki mânâ
Ey sen ki ruhum sana bağlı,cezbenle perîşan
Ey sevdam,elinde rehin olan...."

(Mansûr oğlu Hüseyin el-Hallâc)


bu kadar mı güzel söylenir aşk ?

Ey herşeyimin hepsi,,,
ne fısıltımı rüzgarla karıştır
ne çığlığıma kulaklarını kapa...
duy...
duyabilirsen..
gör...
görebilirsen..
sev...
sevebilirsen...


işte ateş...
kül olmadan
yan yanabilirsen...








Düzenleyen picassobelkiyinegelirim gün: 9/6/2007 saat: 01:53
Bağlantı

2007-06-09 01:31:58 - aşk

Yazan: aylakinsan

cebrail akıldır...
akıl sınırlandırılmıştır...

düşünüyorum...
yorum...
aşk...
aşk...
aşk...
diyorum...

gerisi yalan...

Bağlantı

2007-06-08 15:58:43 - rüya ve sınırlar

Yazan: clementine
dün gece bir rüya gördüm. buraya kadar herşey normal. olabildiğinde her gece istemeden de olsa o david lynch filminden çıkmış sahnelere seyirci olmak zorundayım. her seferinde deriz ki "tam sonunu görecekken uyandım". ne büyük mutlulukmuş meğer. bilmek yanmaktır der kimileri, kimileri bilmek lanetlenmektir e en sevdiğim söz "ignorance is bliss".

dün gece her zamanki yan yatışımla değil, dümdüz uyuyakalmışım. sırtüstü. sanki hazırolda durmuşum. rüyayı da öyle gördüm yüksek ihtimal. riya bitip, o hazin ve görmemem gereken sonu gördüğümde gözüm karardı ve açtığımda odamda hazırolda sırt üstü yatıyordum. saatlerce bunun etkisinde kaldım. bir rüyanın izini nasıl siler ki insan dünyasından?

sınırımız, aklımızın gidemediği yerler, beynimizin içindeki durmadan kanat çırpan kuşun çarpa çarpa kanadığı cam duvarlar... sanırım onları bilmek, onlara değip azıcık yanmak zamanla öğrenilen ve nerede durmamız gerektiğini daha iyi bilmemizi sağlayan tecrubelerle mümkün.

şüphesiz cebrail, orada başına ne geleceğini biliyordu. ve şüphesiz peygamber de ne gelmeyeceğini biliyordu.

ne meleğiz, ne peygamber...
yanmadan yaşamak nasıl mümkün ki bizler için?
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"insanca,pek insanca"

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

asmakilit
hamitakcay
ikona
bizherdemtazeyiz
seyit özbey
fatossenoglu
annakarenina
bimarhane
tehlikelioyunlar
thelosthighway
baymidye
deleserna
avetandogan
salvadorali