20/10/2007 - "insâfın o yerde nâmı yok mu?"....
Tardiyye
Hoş geldin eyâ berîd-i cânân
Bahşet bize bir nüvîd-i cânân
Cân olâ fedâ-yı iyd-i cânân
Bî sûd olâ mı ümîd-i cânân
Yârin bize bir selâmı yok mı
Ey Hızr-ı fütâdegân söyle Bû sırrı edüb iyân söyle Ol sen bana tercemân söyle Ketmetme yegân söyle
Gam defterinin tamâmı yok mı
Yârabbi ne intizârdır bû Geçmez niçe rüzgârdır bû Hep gussa vu hâr hârdır bû Duysam ki ne şîve-gârdır bû
Vuslat gibi bir merâmı yok mı
Çıkdım ser-ı dâra hemçü Mansûr Âvâzem ezân-ı nefha-i sûr Gam kıldı gülûmı şâh-ı mansûr Oldum sipeh-î belâya mahsûr
Ol pâdşehin peyâmı yok mı
Kâm aldı bu çerhden gedâlar Ferdâlara kaldı âşnâlar Durmaz mı o ahdler vefâlar Geçmez mi bu etdüğim duâlar
Hal-î dilin intizâmı yok mı
Dil hayret-i gamla lâl kaldı Galib gibi bî mecâl kaldı Gönderdiğim arz-ı hal kaldı El ân bir ihtimâl kaldı
İnsâfın o yerde nâmı yok mı
(Şeyh Galib_ Hüsn ü Aşk_ 1530.-1540.)
(Tardiye)
Hoşgeldin ey sevgilinin habercisi, dostun postacısı, bana sevgiliden bir haber ver. Can sevgilinin bayramına kurban olsun; sevgiliyi ummam, faydasız olur mu hiç? Sevgilinin bize bir selamı yok mu?
Ey düşmüşlerin Hızır'ı söyle.Bu sırrı meydana çıkar; sen, Sevgiliye karşı tercemanım ol da söyle.Gizleme,birer birer söyle; Gam defterinin sonu yok mu, bitmeyecek mi bu defter?
Yarabbi, bu ne bekleyiştir; geçip gitmeyen nasıl bir zamandır bu? Hep dert , hep elem; bir duyup öğrensem, nasıl bir şiveli sevgilidir bu? Vuslat gibi bir meramı yok mu?
Mansur gibi dârın yücesine çıktım; Sesim, sûr üfürülüşünün ezanı; Gam boğazımı şah-mansur haline getirdi.Bela eskeriyle kuşatıldım; O padişahın selamı yok mu?
Şu felekten,aşağılık kişiler murad aldılar da bildikler, yarınlara kaldı. O ahitler, o vefa yeminleri durmuyor mu? Bu ettiğim dualar kabul edilmez mi? Gönül halinin düzeni yok mu?
Gönül gam hayretiyle dilsiz kesildi.Galip gibi mecalsiz kaldı. Gönderdiğim arzıhale de cevap gelmedi.Şimdi bir tek ihtimal kaldı: İnsafın o yerde adı yok mu?
|